Ramazan ayının gelmesiyle birlikte günlük beslenme şekilleri ve öğün sayılarında değişiklikler yaşanıyor. Medicana Çamlıca Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ayşegül Öziş, oruç tutmanın sağlıklı insanların metabolik dengesini değiştirmeyeceğini ancak, Ramazan’da şeker hastalarının uzun süre aç kalmaları hayati tehlikeler doğurabileceğini söyledi.
Ramazan ayında günlük beslenme şekli ve öğün sayısı değiştiğini hatırlatan Dr. Ayşegül Öziş, ''Öğün sayısı 3 ana öğünden 2 ana öğüne düşmektedir. İftar ve sahur şeklinde olan bu 2 öğünde birdenbire ve tıka basa yemek yenilmemelidir.
İftar açıldıktan sonra birden bire çok miktarda yemek yenilmemeli, aralıklı olarak az ve sık yemek yemeli, aşırı tatlı, bol yağlı ve tuzlu besinlerden kaçınılmalıdır. Erişkin bir insan günde 2.5-3 lt su içmelidir, iftar-sahur arasında günlük ihtiyaç olan sıvı tüketilmeye çalışılmalıdır'' dedi.
Hangi durumlarda oruç tutulmamalıdır?
Kimlerin oruç tutmaması konusunda açıklama yapan Dr. Öziş, ''Hamileler, emziren anneler, akli dengesi yerinde olmayan insanlar, seyahat halinde olanlar, çok yaşlı ve hasta olanlar, ağır kalp ve böbrek hastalığı olanlar, mide ülseri, karaciğer yetmezliği rahatsızlığı olanlar oruç tutmamalıdır.
Şeker hastalarında oruç tutmak sakıncalı olabilir, iftardan sonra aşırı yemek yeme sonrasında kan şekeri yükselebilir, bu durum hiperglisemi komasına sebep olabilir. Ramazan'da şeker hastaları uzun süre aç kalırsa hipoglisemi denilen kan şekeri düzeyinin düşmesi ile hayati tehlikeler olabilir'' şeklinde konuştu.