Abdurrahman Keskin

Abdurrahman Keskin

DEMOKRASİMİZDEKİ AMBARGO

DEMOKRASİMİZDEKİ AMBARGO

 

SP,DP.BTP VE SARIGÜLÜN ambargosu.

Demokrasi rejimi halkın kendi kendisini yönetme sanatıdır.

Siyasi partiler demokrasinin olmazsa olmazlarıdır.

Ülkemizdeki %10 seçim barajı bu günkü parlamentoda bulunan üç siyasi partinin korunma zırhıdır.

Bu günkü şartlarda bu günkü diyoruz politikada ve ülkemizde yarınların ne olacağını kestirmek çok zor.

Ancak bu gün görünen % 5'i geçecek olan partiler

Saadet Partisi (SP)

Demokrat Partisi (DP)

Barış ve Demokrasi Partisi (BDP)

Mustafa SARIGÜLÜN Partisi (TDH)

Bu partiler parlamentoya girer görünüyorlar.   

 

Buda SP ile DP'si AKP'ye zarar verecek AKP tek başına iktidar olamayacak. 

Ayrıca Abdullatif ŞENER, AKP'yi bölecek.

TDH Sarı Gülün partisi CHP'yi yarılayacak oda CHP'ye zarar verir.

Yine SP ile DP kısmen MHP'ye de zarar verecek.

BDP kendi sorununu büyük ölçüde bağımsız adaylarla çözmüş görünüyor. Her   Halükarda parlamentoya girebilecek bağımsız milletvekilleri seçilebiliyor.

Tabii ki parti ile girerse bu günkü sayısına en az 10 milletvekili daha ilave edilebilir.

 

Sonuç AKP-CHP ve MHP kendi oylarının, milletvekili sayılarının azalması için %10 barajını kalkan olarak kullanmaktadırlar.

Sadece AKP değil Demokrasiden yana ise CHP ve MHP barajı %  5'e indiren bir yasa teklifi verse ne gezer.

*İşte mevcut parlamento partilerinin demokrasi ayıbı.

*İşte demokrasimizin üzerindeki ambargo.

*2004 yılı milletvekili seçimlerinde 20 milyona yakın seçmenin oy verdiği partiler barajın altında kaldı.

*2007 yılı seçimlerinde 42 milyon seçmenden 28 milyonu temsilen mecliste, 14 milyon seçmenin oyları ise  meclis dışında.

*Ne için bu %10 barajı.

 

 Ülkede istikrarlı hükümet olsun diye koalisyonlara gidilmesin diye .

*O zaman kolayı var Anayasaya bir maddelik değişiklik yapıp Kaddafi gibi Mısır gibi tek partili sisteme geçelim hiç bu çekişmelere gerek kalmaz.

 Hem çoğulcu demokrasi diyeceksiniz hem %10 barajı koyacaksınız.

*Bunun adı demokrasi için demokrasi ile ambargo koymaktadır.

*Bu ne adaletli bir sistemdir.

*Bu ne özgürlükçü bir sistemdir.

*Bu nede eşitlik sistemidir.

*Bazı çevreler etnik kökene dayalı partiler olur veya meclise girer diye endişelerini gizlemiyorlar.

 

 Eğer Kürtler için söyleniyorsa Kürt kökenli seçmenler ülkenin dört bir yanında bağımsız milletvekili olarak meclise girip gurup kuruyorlar. Onların sorunu yok.

Bu gün tam anlamı ile mağdur olanlar:

Milli görüşçü Saadet PARTİLİLER.

*Liberal Demokrat olan demokrat partililer DP

*Gerçek anlamda Sosyal Demokrat Parti olan SHP ve TDH Sarıgülün partisi.

Demokratik anlayış ve uygulamalar parlamentodaki siyasi partilerin statülerini kuruma sistemi değildir.

    

 Ülkemizde ideolojik anlamda siyasi partiler oturmadığı için parti enflasyonu vardır.

*Muhafazakar AKP'nin sosyal demokrat davrandığı görünüyor.

Soysal demokratım diye CHP milliyeti partileri geçiyor.

Buna benzer uygulamalar ülkemizin demokrasisini askıda tutuyor. 

Gelişmiş dünya ülkelerinde güçlü iktidar ve güçlü muhalefet olarak iki partili sistem oturmuştur.

50 yıldır ABD ‘deki Demokratlar ve Cumhuriyetçiler kıl payı birbirini geçerler.

İngilizler, Fransa, Almanya'da partiler ve iktidarlar seçimlerde kıl payı birbirini geçerler.

 Bizim ülkede ANAP tek başına iktidar oldu. 2 seçim sonrası 3. seçimde parlamento dışı kaldı.

*50 yıllık CHP bir dönem parlamento dışı kaldı.

*Bir dönem 1. parti olan Ecevit'in DSP'si ikinci seçimde barajın altında kaldı.

*Görünüyor ki, %10 barajı herkesi vuruyor.

Demokrasinin gerçekleşmesini engelliyor.

*TBMM'de halkın tam anlamı ile temsil hakkını engelliyor.

 

Bu gün AKP-CHP ve MHP'ye yarıyor olabilir. Ama demokrasimizin gelişmesi, aksaması, askıya alınması, gerçek demokrasiyi yaşatamıyor olmamızdadır.

Bu ayıp AKP'nin, CHP'nin,  MHP'nin, olduğu kadar tüm halkımızın ve ülkemizindir.

Kaldırın %10 barajı çok seslilik yerleşsin ülkemizde.

*Hiç kimsenin oyu boşa gitmesin.

*Herkes mecliste temsil edilsin.

*İster tek parti iktidarı ister koalisyonlar dönemi olsun.

*Parti liderleri seçimlerine son verilsin. Halk tercihi ile vekilini kendisi seçsin. Halkın NOTER alma konumuna son verilsin.

                

 

Bu yazı toplam 2883 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar
Abdurrahman Keskin Arşivi

DAVAN AŞKIMIZDIR

22 Aralık 2015 Salı 10:23

Hakkari'yi yönetenlere

27 Aralık 2012 Perşembe 17:41

Açlık Grevi İnatlaşma ve Çözüm

31 Ekim 2012 Çarşamba 21:17

Yetti artık bu gereksiz gündem

22 Ekim 2012 Pazartesi 16:20

Güçlü Devlet demek,,,?

29 Eylül 2012 Cumartesi 21:41

Başbakanın dostları Düşman'mı?

24 Eylül 2012 Pazartesi 16:09

Yakışmadı Sayın Başkenttekiler

13 Eylül 2012 Perşembe 13:36

Başkentte Kürt Sorunu Böyle Çözülemez

04 Ağustos 2012 Cumartesi 17:55